BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
Bu başlığı, merhum Sebahattin Ali’nin “Mahpushane Türküsü”’den çaldım. Umarım kızmamıştır. Ruhu şad olsun. Devamını, bildiğiniz gibi “Aldırma gönül aldırma” diye getiriyor şair. Demek ki önemli olan “başın öne eğilmemesi”. Ünlülerin ünlendirdiği ve şimdi Anadolu insanının makus talihini yenip özgürlüğe kavuştuğu gibi, özgürce kendini gösterdiği Müze biçiminde bize sunulan Sinop Cezaevinde, Karadeniz’in azgın dalgalarını dinleyerek, kağıda döktüğü bu dizeler, sevgili Edip Akbayram’ın coşkulu, lirik ve bir o denli deli dalgalı sesiyle anlamını buluyor. Her ikisine de teşekkür borçluyuz. Sebahattin Ali, Şiirini; Kurşun ata ata biter, Yollar gide gide biter, Ceza yata yata biter, Aldırma gönül aldırma, diye bitirir. Elbette hiçbir şey sonsuza değin sürmez ve bir gün mutlaka biter. Burada, Şairin “Başın öne eğilmesin” diye şiire başlaması, başlı başına bir iletidir “insanlığa”. Namuslu olan, ahlaklı olan, çalmayan, görevini layıklıyla...